ÇOCUK AYAKLARI

11 Mart 2010 Perşembe

En çok çocuk ayakları kıpırdatır içimi ve en çok da onlar acıtır.

Her yeri miniciktir bir bebeğin ama ayakları bir başka… Lezzetli birer köfte kıvamında oynaşıp dururlar. Tabanlarına dokundunuz mu refleksle kıvrılır, yuvarlak poğaçalara benzerler.

Kirlenmemişlerdir henüz. Mis gibi kokarlar…

Sonra büyür çocuk. Boyu uzar, yüzü değişir, ayakları da büyür. Ama bana göre en son ayakları büyür bir çocuğun. En son onlar yetişkin olur.

Çocuk ayakları masumdur çünkü nereye götürsen oraya giderler. Evet, yürümeye başlarlar, kimisi hem de çok erken ama yürüyecekleri yere kendilerinin karar vermesine daha çok uzun zaman vardır.

Nereye götürsen oraya gider çocuk ayakları.



Geçen akşam “Kız Kardeşim” filmini gözyaşlarına boğularak izliyordum.(www.mommofilmi.com)

Küçük Ayşe, evinden, köyünden koparılırken, güzel saçları bit vardır diye kazınırken, yönetmen kamerayı Ayşe’nin ayaklarına çevirmişti. Sabah akşam, her gün, her gün kırmızı pabuçları ile dere tepe gezen Ayşe’nin bakımsız bırakılmış, kirli,minik ve korkudan kıvrılmış ayaklarına bakınca sıkıştı en çok yüreğim.

Hele ertesi gün Elazığ depreminde can veren miniğin üzerine örtülen örtüden çıkmış minik beyaz ayaklarını görünce…

İşte diyorum ya… 

Nasıl bir bebeğin ayaklarını sevince kıpırdıyorsa içim, acı çeken ya da artık acı bile çekemeyen bir çocuğun ayaklarını görünce de öyle burkuluyor yüreğim.

 Fotoğraf:AA

Read more...
Related Posts with Thumbnails