KİRALIK EV TUTKUSU

23 Mayıs 2010 Pazar

Göçebelik var genlerimde…

Şehirden şehre gitmeyi sevdiğim gibi evden eve taşınmayı da seviyorum.

Bu yüzden kiracılığım da hiç bitmeyecek galiba.

Bir insan “Ya ev sahibi olursam ve bir gün o evden sıkılırsam ne olacak?” diye düşünür mü?

Ben daha bir umut bile yokken bunu düşünüp dertleniyorum.

O yüzden de kiracılığa devam…

İstediğim zaman ev taşıyamayacağım yaşlarda odamın şeklini değiştirirdim.

Topu topu üç beş eşyayı odanın içinde döndürüp dururdum. İlk birkaç gün yeni bir yer görmüş gibi olurdum kapıdan girince, yüreğim ferahlardı. Sonra alışırdı gözlerim ve ardından yeniden dekorasyon.

Kendi evimi kendim kiralamaya başladığımda ise iş büyüdü.

Bir evin bahçesine vurulup kiralıyor, bir yıl sonra başka bir evin konumuna kapılıp gidiyorum.

Yollarda yürürken, otomobille geçerken KİRALIK ilanı görmeyivereyim.  İçim pırpırlanır hemen, bakmak isterim evin içine.

Ve çok merak ederim kirası kaç lira diye…

Sarı ya da beyaz bir afişin üzerinde kocaman harflerle KİRALIK… Gerçekten dişlerim kamaşır. 


Bir arkadaş kiralık ev mi arıyor, gönüllü araştırmacı olurum hemen, ona en güzel ve en uygun fiyatlı evi bulmaya adarım kendimi.

Bazen başkasının evine yerleşme, başkasının kullandığı banyoyu kullanma fikri itici gelse de
çamaşır suları, ovma kremleri, ahşap temizleyiciler devreye girdi mi unutuveririm hepsini.

Güzel bir semtte vakit geçirdim diyelim, akşama internet başındayım, kiralık evler kaça o muhitte, öğrenmeliyim.

Hatta oturduğum mahalleyi bile arada bir tarayabilirim. Emlakçı vitrinlerine yapışabilirim.

Tabii sorumluluklar artıp işin içine bir de “okula giden kuzu” girdi mi işler değişiyor.

Şimdilik yerimden kıpırdayamıyorum.

Ev sahibi olmayı göze mi alsam?


UNUTMADAN: Ev sahipleri ile ilgili de bir yazı yazmak farz oldu. Yakında... 

Read more...
Related Posts with Thumbnails